BODRUM’DAN BİR “KALFA” GEÇTİ…

Necati Kalfa ünvanı ile tanınan Necati Çelik yaşamını yitirdi. 93 yaşında yaşamını yitiren Kalfa’nın rahatsızlığı 1 ay kadar sürdü. Önce akciğer enfeksiyonu olarak nükseden rahatsızlık zaman içersinde organ yetmezliğine dönüştü.

Yapılan tüm tıbbi müdahaleler yetersiz kaldı. Yaşamını Söke’de özel bir sağlık kuruluşunda yitiren Kalfa’nın cenazesi çocukları tarafından bugün Bodrum’a getirildi. Kalfa yarın (18-01-2010)  Adliye Camii’nde kılınacak öğle namazı akabinde kılınacak cenaze namazı sonrası Torba Mezarlığı’na defnedilecek. Kalfa’nın vefatı ailesini, akrabalarını ve sevenlerini derin bir üzüntüye sevk etti. Kalfa yatağa düşene değin, sokaktan asla kopmadı. Kalfa’nın eşi Ümran hanımdan: Melek, Yaşar, Yalçın isminde 3 çocuğu ve Yasemin, Dilek, Kerem isminde 3 torunu bulunuyor. Kalfa’nın ailesinin hepsi hali hazırda Bodrum’da yaşamaktadır.    

KALFA BAĞIMLILIK YAPARDI. 

18 yaşından bu yana inşaat sektörü ile meşgul olan Necati Çelik, Kalfa ünvanını yaptığı inşaatların estetik özelliğinden ve kalitesinden dolayı almıştır. 1973 yılında Bodrum’a gelen Kalfa’nın ilk dahiyane eseri Tepecik Mahallesi’nde bulunan Ahmet Ertegün’ün evi olmuştur. Dünyada 3 kez üst üste Ağahan Mimarlık Ödülü almış olan düşünür, mimar, şehir plancısı Bodrum’da yaptığı inşaatlarda Necati Kalfa dışında hiç kimse ile çalışmamıştır. Bodrum’daki tüm inşaatlarının başında Kalfa bulunmuştur. O dönem parmakla gösterilen toplu inşaat pozitif örneği Torba-Demir Evleri inşaatı da Necati Kalfa eseridir. Bodrum dışında da önemli inşaatlara imzasını koyan Kalfa Ankara-İstanbul’da Türk Tarih Kurumu inşaatının da harcını karmıştır. Yine Bodrum Sualtı Arkeoloji Enstitüsü inşaatı da Kalfa’nın elinden geçmiştir. Yine Alim Ekinci iş merkezi yanı sıra Kalfa’nın inşaatına el ve akıl koyduğu bazı ünlü isimler şunlardır: Zeyyat Mandalinci, Gülriz Sururi, Engin Cezar, Mücap Ofluoğlu, Cevdet Kudret ve pek çok isim… Kalfa ile iş yapan hiçbir iş adamı ya da bilinen kişi daha sonrasında tekrar benzer işleri olduğunda Kalfa’dan asla vaz geçmediler. 

İNŞAAT DEĞİL, YÜREK EMEKÇİSİYDİ. 

Kalfa’nın, Ertegün’ün evini yaptığı süreçte 17 yaşında olan ve elektrik işlerini yapan Erol Türkoğlu şu anda önemli bir Alman firmasının Türkiye distrübütörü ve işadamı. Bodrum Belediyesi’nde ki engelli asansörünü de inşa eden Türkoğlu, Kalfa ile ilgili: “Necati amcayı ilk gördüğümde çok gençtim. Ve sert bir mizacı varmış gibi bir yüz ifadesi vardı. Ancak daha sonra tanıdıkça onun inşaat emekçisinden ziyade, yürek işçisi olduğuna kanaat getirdim. Gerçek bir emekçi dostu idi. Hava biraz soğuduğunda hemen ateşi yaktırırdı. Özellikle gençlerine adeta evlat muamelesi yapardı. Çoğu gurbetçi olan inşaat emekçilerine elinden geldiğince az memleket hasreti çektirirdi. Onlarla aradaki yaş farkına rağmen onlarla arkadaş olur. Dertleşirdi. Sadece Bodrum değil, Bodrum dışında yaşayan bizlerde önemli bir abimizi kaybettik” dedi. Mimar Nazan Yılmaz ise: “Kalfa iyi bir inşaatçı olmanın ötesinde örnek bir insandır. Kalfa’nın insan tarafı inşaatlarına da yansımıştır. Yapıların her birisi estetik değerler taşıyan mimarlık harikasıdır. Kalfa gidiyor. Ama eserleri ile yaşayacak. Bunca önemli inşaatta imzası olan Kalfa ne kazanmıştır. Elde var dürüstlük, insana sevgi, doğaya ve yapılan işe saygı… Daha ne olsundu. Daha dün bu işlere girmiş yeni yetme rantiyeci inşaatçıların Kalfa’yı ve onun neslini anlaması mümkün olmadığı gibi; onlar gibi gurur duyulacak yapıların harcını karmaları da olası değildir” görüşüne yer verdi. 

KARARLI BİR SOSYAL DEMOKRATTI.

Kalfa’nın sadece mesleki değil, siyasi yaşamı da oldukça renkli idi. 1928 Arhavi doğumlu olan Kalfa son derece ilkeli bir Kemalist idi. 12 Eylül darbesi sonrası sosyal demokrat örgütlenmeye getirilen yasaklara boyun eğmedi. Bülent Ecevit’in yasaklı olduğu süreçte yazdığı mektupları el altından dostlarına ulaştırdı. 1983 yılında örgütlenmesine katıldığı SODEP (Sosyal Demokrasi Partisi)’nin 1984 yılında Bodrum İlçe Yöneticisi-kurucusu oldu. O dönem Kalfa’nın SODEP’teki kurucu arkadaşları Sebahattin Öncel, Rasim Karahan, Osman Öneş ve Osman Aktaş idi. Söz konusu süreçte halen 12 Eylül diktatörlüğünün postal sesleri duyulduğundan sol siyaset için çok fazla gönüllü çıkmıyordu. Ancak Kalfa ve dört arkadaşı demokrasinin çoban ateşini yakmakta tereddüt etmediler. Bodrum bugün ülkenin diğer yörelerine göre biraz daha aydınlık duruyor ise o çoban ateşinin yansımasındandır. Güle, güle Kalfa… Değerlerinle ve eserlerinle hep yaşayacaksın.      

Loading...