DOLAR 7,8512
EURO 9,4724
ALTIN 458,18
BIST 1.325
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla 16°C
Sağanak Yağışlı
Muğla
16°C
Sağanak Yağışlı
Çar 15°C
Per 15°C
Cum 15°C
Cts 15°C
Fill Cleaner

KAPAMA GÖZÜNÜ…

Sen gözünü kapatınca bu bereketli topraklar üzeri ışıksız kalır. Rengini yitirir, yüreğine yeryüzünün dört tarafına çizdiğim resimlerin gölgesi kaybolur.

Göz kapamaların belki seni gördüklerinden, tanıklıklarından arındırır gibi olur. Ama sen yine de gözünü kapama. Işıksızlığa, gölgenin rutubet diplerine karşın kapama… Sen gözünü kapamazsan, insansızlık köşeye sıkıştırılamaz. Tünelin görünen güneşi renkli çıkış aydınlanmasını görür. Sen de gösterirsin gül yüzünü, gözünü kapamazsan. Hayat yaratıcı coşkuların ihtişamı ile nefes alır ve yerini; “Benden önce aşka” terk eder. Bu ülke için en mühim acıların sahipleri en anlaşılmaz  aşklara tutuldular. Nazım, Piraye’ye; Cevat Şakir, Azra Erhat’a; Ebru Timtik, ölüm orucuna… Bense kapama olasılığını yüreğimden geçirmediğim gözlerine tutkun kaldım. Vatan haini muamelesi yapıldığımız, düşman(?)a dahi uygulanmayan hukuksuzluğun maruzu olduğumuz bu bereketli toprakların asli sahibi olduğumuz kesinlik kazanıyor. 

ARA REKLAM ALANI

HAYATIN GÖZ BEBEKLERİNİN ISITIŞINA İHTİYACI VAR.

Gözünü kapama sen. Saldırganlık ve şiddet o göz yumuşundan cesaret alır. Hayatın göz bebeklerindeki ısıtışa ihtiyacı var. Dolar da, kadına şiddet de, çocuğa tecavüz de artışları için hep senin gözünü kapamanı beklemedi mi? 18 yıllık zulüm sen gözünü kapadığın için hükümranlık sürmedi mi? Gözünü aralamanla 31 Mart 2019 mucizesi oldu. Unutma! Ne zaman gözünü kapasan bana mahpusta volta atmak düştü. Yazmadan, okumadan, denize sonsuz bakmalardan, saçlarına sevgiyle dokunmalardan o anlarda uzak kaldım. Sen gözünü kapayınca hayal ile arama yol giriyor, yeryüzü tüm zamanlarını durduruyor. Düş kuramıyorum. Seni göremiyorum gözlerin olmaksızın.

SEN GÖZÜNÜ KAPATINCA ZAMANLAR ÜŞÜR.

Gözünü kapayınca hasret büyür, dikenli tel olur. Tüm zamanlar üşür. En önemlisi sevdam üşür. Hiç bir gün, hiç bir vakit seni düşünmeksizin gelmiyor inan. Unutulmuyor geçecek denen zamanlar. Bazen senden gidesim gelse de tüm yollar gene sana çıkıyor. Tüm kapılarım sana ve memlekete açıktır. Yüreğimde orman yangınları çıkaran kibritin sahibi olman belki ayrıcalığındır. Ama, gider iken canın yanmasın; üstüne ayrılığın kör olası hırkasını al. Eda’lımsın, memleket sevdalımsın… Sen gözünü kapatınca Kürt ana parmaklıklar ardındaki evladıyla konuşamaz Amed’de. Berfo ana tek kelime Türkçe bilmezdi. Kürtçe konuşması da yasaklıydı. Bir cümleyi ezber etmişti. “Tahir Ateş nasılsın.” 10 dakikalık görüş boyunca evladına “Tahir Ateş nasılsın?” dedi binlerce kez. Sen gözünü kapayınca Berfo ananın o tek sözcüğü de öksüz kalır. Gözünü kapama.

SEN GÖZÜNÜ KAPATMAZASAN SEVDA KAZANIR. 

 Ve unutma ey yar. Tarihte son sözü gözlerini kapatmayanlar, dillerini susturmayanlar söyler. Bu sebeptendir sana olan sevdam biraz da… Ve inan ki; gün gelecek, devran dönecek. Aşk galip gelecek. Yeter ki; sen gözünü kapama. Anla beni. Sen gözünü kapamayınca gökyüzü mavi kalacak. Toroslarda ceylanlar zıplayacak. Martı kanadından vurulmayacak sen gözünü kapamayınca. Ceylan aşkına, martı kanadı sevdasına gözünü kapama. Güneşe birlikte göçeceğiz. Yeter ki; sen gözünü kapama. Bulutlara sürtüne sürtüne beraber uçacağız. Orada; “Tahir Ateş nasılsın?” demek gerek… Gözünü kapayacaksan Kürtçe kapat. Ama kapatma gene de. Bana bir türkü söyle. Kürtçe olsun. 46’lık olsun. Barış koksun. Seni bin kez daha fazla seviyorum. 

CUMARTESİ ANNELERİMİZ HER DİLDE ANNEMİZDİR.

Sen gözünü kapamayınca Cumartesi anneleri de çocuksuz kalmaz. Galatasaray Lisesi önü sahipsiz kalmaz. Biz oluruz, aşk oluruz. Dünya daha bir başka olur. Ama her dilde anla beni. İbranice, Arapça, Ermenice, Türkçe anla beni. Ama sen gözünü kapama. Mavi, mavi bak gökyüzüne. “Tahir Ateş nasılsın?” diyelim Berfo ana niyetine. Düş kuramayanın zamanı da olmaz. Düşlerimizi ve bir zaman sonra buluşma olasılığımızı diri tutacağız. Korona günlerinde aşk daha bir sıcaktır ve sevdaya yaslanır. Aşk zor zaman işidir. Ama yeter ki; sen gözlerini kapama. Sana tüm dillerde aşığım ey hayat…

HAYAT AKIYOR UMUDU SAHİPSİZ BIRAKMAKSIZIN.

Sen gözünü kapayınca mavi sürgünlük büyür. Yeryüzü aşkın yüzü olmaktan çıkar. Ve unutma ey yar. Gidecek limanı belli olmayanın yelkenini hiçbir rüzgar doldurmaz. Sarı duvarlar ardında fısıltılı ve çaresiz çağrı olurum. Gözlerini kapama ey yar. Gözlerin barış, umut, toprak ve kardeşliğe baksın. Amed mapusanesinden, Galatasaray Lisesi önündeki anaların acısından gözlerini eksik etme. Gözlerini kapama ey yar kapama. Hayatı öksüz bırakma. Sen gözlerini kapamazsan Berfo ana belki Tahir Ateş ile konuşabilir. Gözlerini kapama ve bahar serinliğinde bak hayata. Umudu sahipsiz bırakma. Sen gözlerini kapamayınca yer yüzü daha bir aydınlık oluyor. Sen gözünü kapamayınca kızıl bir gül gibi duruyor zaman. Hayat başka türlü akıyor. 

GÖZÜNÜ KAPAMA; MAVİ KARANLIK, AYDINLIK KALSIN.

Cevat Şakir, Mina Urgan, Sudi İlkorur, Aydın Şenesen, Neyzen Tevfik yeniden doğuyor. Ve Heredot; “Roma’yı gör de öl, Bodrum’u gör de yaşa” diyor. Yeter ki; sen gözlerini kapama. Hayatın senin bakışlarına ihtiyacı var. Bodrum’un mavi karanlığı senin bakışlarınla aydınlanır. Dedim ya sen gözlerini kapamayınca yer yüzü aşkın yüzü olur. Bodrum aşksız kalmasın ey yar. Mavi, mavi bakalım hayata. Yaşanacak çok güzel zamanlarımız ve anılarımız var. Yeter ki; sen gözlerini kapama. Sen gözlerini kapayınca gökyüzünün tüm kötülükleri karanlık bir yağmur olur yağar insanlığın üzerine de; en kötüsü ne olur biliyor musun? Hayat bulaşıcı ve ölümcül bir virüs olarak sirayet eder yüreğe. Bu satırların yazarı ambulans sirenleri arasında Bodrum Amerikan Hastanesi’ne zorunlu ziyaret eyler bir haftalığına. Hastane temizlikçisinden, başkanına değin tüm ekibin sevgi çemberi ile ziyaret 1 hafta kadar kısa sürer. Kötülüğün  bunca kol gezdiği bir dünyada, bu kadar iyi insan nasıl bir araya gelmiş? Belki sen o hastaneye bakarken gözlerini kapamadığındandır ey yar. Ama bu mucizenin başka nedenlerinin de olması gerek. Sadece sağlık merkezi olarak değil, iyilik-güzellik odağı olarak ta mercek altına alınmalı Bodrum Amerikan Hastanesi. İnananlar açısından Bodrum Amerikan Hastanesi tanrının bir lütfu olarak da değerlendirilebilir. O sevgi yuvası iyi ki; var ve iyi ki; Bodrum da….

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.