DOLAR 8,5656
EURO 10,1004
ALTIN 496,10
BIST 1.349
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla 37°C
Sıcak
Muğla
37°C
Sıcak
Sal 38°C
Çar 39°C
Per 41°C
Cum 40°C

HENÜZ GEÇ OLMADAN…

03.02.2021
131
A+
A-

Yaklaşık 1 aylık süreç içerisinde, “İnfaz Yasası” kesinleşeceğe benzer. 4 suç türünün affa uğraması kamu vicdanını zedelemektedir.

Tecavüzcüler, hırsızlar, gaspçılar ve uyuşturucu tacirlerine af olasılığı çok insanı uykusuz bırakıyordur. En çokta evladı tecavüze, gaspa uğramış, uyuşturucu müptelası yapılmış, soyulup-soğana çevrilmiş ana-babayı uykusuz bırakıyor olsa gerek bu uğursuz olasılık. Aslında Erdoğan’da; “Devlete karşı işlenen suçlarda af olabilir. Şahsa karşı işlenen suçları af edemeyiz” açıklaması ile infaz düzenlemesine dair olumlu sinyaller vermedi değil. O zaman ki; Atatürk Havalimanından Bu açıklamanın ardından 2-3 yıl gibi bir zaman dilimi geçti. Ve olumsuz bir noktaya doğru evrilmekte, bu hassas konuyla ilgili tartışmalar.

Bahsettiğim ve kamu vicdanını rahatsız ettiğini sandığım suç türlerine af ya da ceza indirimi tartışmasının iki tarafı var. Birisi toplumun ta kendisi. Diğeri ise bu suç türlerinin her birisinin ayrı ayrı lobisi oluşmuş durumda. Yani bir anlamda bu lobiler; tecavüzden, hırsızlıktan, gasptan, uyuşturucudan suçlu bulunarak cezaevinde yatanların dışarıdaki sesi, ortağı, kader arkadaşı gibi faaliyet yürütmektedir. Ve gerçekten de oldukça etkililer. Bu suçlardan cezaevinde olanlar da dışarıda onları yalnız bırakmıyorlar. Onlarda içeriden dışarıya destek veriyorlar. Sözüm ona, “Cezaevinde isyan, koğuşlarda yangın” türü haberler el güçlendirme hamleleridir. Bir de alışıldık şekilde mağduru oynamakta bu kesim. Peki tecavüze uğrayanın, gasp edilenin, soyulanın, uyuşturucu baronlarının tuzağına düşenlerin mağduriyeti ne olacak?

Öncelikle bir teklifin oluşması için onunla ilgili bir kamuoyunun oluşturulması gerek. Bu noktada medya ciddi önem taşımaktadır. Biz biliriz ki; bir kısım medya, “Bodrum’da yağmur yağacak” der. Bizlerde ertesi gün güneşli yağmurlukla, şemsiye ile dolaşırız. Şimdi de medyanın bir bölümü dışarıda bahse konu suçların (Hırsızlık, tecavüz, gasp, uyuşturucu tacirliği) ortağı, işbirlikçisi durumuna düşmüştür. Sıkça onların üçüncü sayfa haberlerinde bu suçlardan yatanların masumiyetine dair lekeli haberler yer almaktadır. Aslında onlar çok masummuş da, biz onları anlamamışız ya da yanlış anlamışız. Bu noktada gerçekten ülkenin arınmasından ve aydınlanmasından yana olanlar, güneşin sofrasından o en helal ve kutsal lokmaları yiyenlere büyük görev düşmektedir. Benimde imzacısı olduğum Bodrum Yurttaş İnisiyatifi Yürütmesi’nin açıklamasını çok ciddiye almak gerek. Orada son derece anlamlı bir görev tarifi yapılmaktadır. 

İnfaz düzenlemesindeki daha sonraki aşamalar, TBMM’de yol alır. Birkaç milletvekili teklif olarak getiriyor. Dayanağı nedir? Dışarıdan, kamuoyundan talep var. TBMM Başkanı esas ve tali komisyonlara teklifi iletir. Burada etkili olan esas komisyondur. Esas komisyon raporu meclis gündemine gelir. İktidar görüşü, muhalefet görüşü derken TBMM’de oylanır. TBMM Genel Kurulu’nda  kabul edilen tasarı kanunlaşır. Cumhurbaşkanı onayı sonrası 15 gün içerisinde de (Önemli bir sebep yoksa) Resmi Gazete’de onaylanır. Son nokta konmuş olur. Şimdi TBMM sürecinde de bahsettiğim uğursuz lobinin boş durmadığını görüyoruz. Orada da bir uzantı yakalama ve hayat öpücüğü alma peşindeler. İstanbul sözleşmesini ve 6284 sayılı kanununu gündeme getiren ve bu ülke yüz akı düzenlemelere şaibe düşürmeye çalışanlar söz konusu karanlık lobinin mecliste bağlantı yakalamaya çalışan uzantılarıdır.

Evet bir yol ayrımına doğru gidiyoruz. Tahminin 1-2 aylık bir süreö var önümüzde. Şimdi şer lobisine şunu demekte olası. “Tecavüzcüler, hırsızlar, gaspçılar, uyuşturucu tacirleri gözünüz aydın. Ortağınız size kıyağını geçti. Gazeteciler, devrimciler mapusta…” devamla şunu da sorabiliriz. “Ey tecavüzcü, hırsız, gaspçı, uyuşturucu baronu vicdanın rahat mı?” Burada onların; “Hayır vicdanım rahat değil. Aksine benim burada olmamı her anlamda kabul etmeyen cezaevindeki gazetecilerin, devrimcilerin özgür olması gerek” demesini beklemiyor ve umut etmiyorsak henüz geç sayılmaz. 1-2 aylık zaman hiç te kısa değil. Hayatın, tecavüze uğramış mağdurların, emeği gaspedilenlerin, soyulup soğana çevrilenlerin, uyuşturucu nöbeti geçirenlerin bizlerin uzatacağı ele ve yüreğe ihtiyacı var.

                                                               ayhankarahannn@gmail.com

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.