DOLAR 8,7005
EURO 10,1970
ALTIN 490,07
BIST 1.405
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla 32°C
Parçalı Bulutlu
Muğla
32°C
Parçalı Bulutlu
Sal 33°C
Çar 31°C
Per 27°C
Cum 27°C

ÇİÇEKLERİ EZMEYİN ÜZMEYİN EFENDİLER.

Şu hayatta insanı en çok ne yorar? Çalışmak mı? Acılar mı?Yollar mı? Yıllar mı?Hepsi birden diyenlerimiz olacaktır.

ÇİÇEKLERİ EZMEYİN ÜZMEYİN EFENDİLER.

Beni bunların hiçbiri yormadı aksine bunlar beni büyüttü yonttu, değişime dönüşüme zorlayan oldu. Yıllara ve yollara saygım oldu hep içinde olan bendim ne de olsa.Acılar ise kendimi ve hayatı sorgulatandı, her acı ile kabuklarımı soydum canım yana yana ben.Çalışmak ise ibadetimdi. İnsan çalıştıkça bir değer ürettir, emek insanın kendine verdiği değerdir öncelik dedim, bunı bildim bunu söyledim. Hayır beni bunların hiçbiri yormadı.Ben en çok bencilliklerden, kibirlerden yoruldum. İnsan canlısının bütün değerlerini çıkarına ve korkularına göre kullanmasından incindim. Empatsız, sevgisiz insanların seçici vicdanlarından, kurnaz akıllarından çok tiksindim.Aklım değil gönlüm çok yoruldu, çok hırpalandı duyar kasmayı duyarlılık zannedenlerin ikliminde.

Kibrin ne olduğunu, bencilliğin nasıl bir virüs olduğunu, insan canlısını nasıl içten içe kötüleştirdiğini daha çocukken farkedince insan, bütün hayatı boyunca bu hastalık en hassas olduğu konu oluyor sanırım.Çocukluk yaralarımız şekil veriyor nasıl biri olduğumuza ve olacağımıza sonuçta. Psikolojik bir tedavi bile “çocukluğuna inelim” ile başlamıyor mu?
Bir avluda üç ev ve üç çekirdek aile.Ninem dedem amcamı evlendirince bizi ayırdılar. Ninem, annemin mağrur duruşuna kıl, amcamın eşi tam bir politikacı. Kıskanç bencil ve eltisine karşı büyüklerin gücünü kullanan. Nineme yağ yakan bizlerin o evden gittikçe ayağını kesmek için uğraşan. 7 yaşında bir çocuktum ve artık ninemin kilerine giremiyordum. Amcamın eşi kovmuştu kiler kapısından beni. Oysa bir avuç kuru üzüm, bir kaç incir alacaktım ben. Dede evinden bizleri ayırıverince böyle, toprağımız yok dikili ağacımız yok. Emekçi ve yevmiyeci anam babam.Fakirdik, yanıbaşımızda kiler doluydu ama biz giremiyorduk. O yapılan nispetler, atılan havalar çok canımı yakıyordu.7 yaşındaydım ama görüyordum o saf kötülüğü ve ayrımcılığı görüyordum. Kardeşim ile amcamın çocuğu kavga etseler ki çocuklar kavga ederler ve bu çok normaldir. Ninem duvarın öte yanından bağırırdı bize. “Sizin çocuk bizim çocuğu dövmüş” diyerek kavga ederdi.O yaşlarda (daha ergen bile değilim) ninemle kavgaya tutuştuğumu hatırlarım. “Biz kimiz babanne biz senin torunun değil miyiz” diye.Canımı en çok ne yakıyordu diye çok düşündüm büyüdükçe sonra. Ninemle büyümüştüm ben 6 yaşına kadar, onun elinden beslenmiştim.

Avlunun ilk torunu idim. Annemler tarlaya gidince ninemle kalırdım ve birlikte yer içerdik biz.Sanırım amcamın evlenmesinden sonra ninemin bize, bana bu şekil “öteki” muamelesi çok canımı yakmış.Ninemin bilinçaltının, “yaşlanınca bu oğlan bu gelin bize bakacak onları kayırmalıyım” çıkarcılığı ile ortaya koyduğu eylemleri ve sözleri çocukluğumun en derin yaraları olmuş. Belki beni adalet konusunda hassas kılan da bu yaralar oldu kimbilir.Annemin bütün bu haksızlıklarda susması, kavgasını vermemesi bunu da asalet diye kendine belletmesi derin bir kibirmiş aslında. Mağduriyetten varetmiş o da kendini. Ezilen ve öteki olan oldukça haklıyım gururu ile adaletsizlikleri çözmek için hiç mücadele etmemesi. Olan bizlerin çocukluğuna olmuş.Hepsi köle ruhlarmış aslında.Hepsi o köle ruhların sancıları ile bencil, narsist, kibirli birer kişilermiş işte.Babannem bencil narsist, yengem kurnaz çıkarcı bencil, annem kibirli mağrur haklı bencil. Yıllar bu acılar, bu haksızlıklar, bu bencillikler ile geçerken aldığım yaralar da kaderimi belirlemiş.Ömrüm kendimi aramakla, bencil ve narsist insanlara direnmekle geçmiş, geçiyor.Tabi yaş aldıkça sorguladıkça bilince çıkarıyorsun tanıyı koyabiliyorsun.Tanıyı koyunca hepsi ile o zaman barışıyor içinde ki çocuk. Sonuçta o avludakiler de kültürün kurbanı köle ruhlarmış diyorsun.Yıllar yollar geçti babannem ölmeye yakın biraz öğrendi adaleti de, çok geç kalmıştı ne yazık ki…Bir fırtına ile sabaha günaydın dedim bugün.Çiçeklerim geldi hemen aklıma onları fırtınadan korumak isterken zihnime üşüşenlerdi bunlar. Çiçekleri korumak zorundayız çiçeklerin yaraları geç bırakıyor sonra kendine kendini.Sevgi şefkat, güven adalet bu derece harcanan olmasaydı keşke dedim yıllarca kendime.Ama artık biliyorum, insanı harcamak ucuzlatmak için, sevgi şefkat güven adalet ilk önce harcananmış bu kültürde.Acı çekerek biliyorum.
NESRİN ARIKAN #nesrince

YanıtlaYönlendir
YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.