DOLAR 8,4047
EURO 10,1808
ALTIN 507,39
BIST 1.461
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla 28°C
Parçalı Bulutlu
Muğla
28°C
Parçalı Bulutlu
Pts 24°C
Sal 26°C
Çar 25°C
Per 30°C

DOĞAYI KORUYALIM ve ONARALIM!

Son iki yüz yılda insan-doğa ilişkisine, başta toprak olmak üzere doğayı hükmedilmesi ve yönetilmesi gereken cansız bir araç olarak gören yararcı ve insan merkezli bir anlayış yön verdi. 

Doğanın acımasızca tahribi, özellikle son 30 – 40 yılda, egemen neoliberal politikalarla çok daha artarak günümüze ulaştı. Dünyanın birçok yerinde ekonomik getiri uğruna doğal alanlar yok edildi. Ormanlar ve meralar kaynak yaratmak amacıyla ortadan kaldırıldı. Derelerin özgürlüğüne el konuldu. Kıyılar yağmalandı. Ağır toprak işlemeye, yoğun kimyasal kullanımına ve monokültür üretime dayalı endüstriyel tarımla topraklar vasıflarını yitirdi, yorgunlaştı ve verimsizleşti. Temiz sular acımasızca kirletildi, israf edildi. Yeryüzünün en değerli hazinesi biyolojik çeşitliliğin yine insan eliyle yok edilmesi süreci hızlandı. Rachel Carson’un çevre hareketlerini tetikleyen 1962 yılı yayını kitabının başlığı olan Sessiz Bahar artık çok yakınımızda. Kendi eylemlerimizle yarattığımız iklim krizinin altından kalkabilme olasılığımız ise gittikçe azalıyor.  

Günümüzde egemen değerler haline gelen bireyciliği, vahşi tüketimi, sınırsız kazanç ve rant hırsını dizginlemeden yaşadığımız doğa sömürüsünü ortadan kaldırmak mümkün değildir.

Bugün doğanın korunması ve onarılmasından daha değerli, daha yaşamsal bir eylem alanı yoktur. 

Tarım ve Gıda Etiği Derneği olarak bugün; toprağa, suya ve diğer canlılara değer vermeyen, doğaya saygı göstermeyen bir tarımın artık kabul edilemez olduğunun altını çiziyoruz.

Ekseninde bilimin ve etik değerlerin birlikte yer aldığı, bilgi temelli, adil, emeğe ve doğaya saygılı bir tarım ve gıda sistemi tek seçeneğimizdir. Bu bir tercih değil, zorunluluktur. Çocuklarımıza karşı sorumluluğumuzdur. 

Dünya Çevre Günü’nü, doğaya saygılı bir yaşam için gençlere ve çocuklara iyi örnek olmak, okullarda ve okul dışında onlara çevre bilinci kazandıracak,  duyarlılık ve farkındalıklarını yükseltecek eğitim ortamları ve fırsatları yaratmak konusunda adım atmak için bir fırsat olarak görüyoruz.

Önümüzdeki on yıllar bu çabaların olumlu sonuçlarının alınacağı, doğanın onarılacağı ve hayata döneceği aydınlık yıllar olacaktır. Bunu da çocuklara ve gençlere borçlu olacağız; şimdiden onlara teşekkür ediyoruz.

Tarım ve Gıda Etiği Derneği (TARGET) 

Yönetim Kurulu

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.