DOLAR 8,5656
EURO 10,1004
ALTIN 496,10
BIST 1.349
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla 37°C
Sıcak
Muğla
37°C
Sıcak
Sal 38°C
Çar 39°C
Per 41°C
Cum 40°C
Blog İstatistikleri
  • 437.918 tıklama

Kadınlar Ülkesi – Gioconda Belli

”Erotik Sol Parti Bildirisi” (ESP)

Erotik Sol Parti Bildirisi
  1. Ülkemizin kargaşa ve iflas durumlarından ötürü kaygılı bir grup kadınız. Erkekler bu ülkeyi kurulduğundan beri en düşük düzeyde kadın katılımıyla yönettiler, bu yüzden başarısız olanın onların yönetimi olduğunu belirtmekten çekinmiyoruz.  Bize her şeyi buyuran seçkin vatandaşlarımız oldu: savaşlar, devrimler, güvenilir seçimler, şaibeli seçimler, doğrudan demokrasi, şaibeli demokrasi, popülizm, mikro örtük faşistlik, diktatörlük, müşfik diktatörlük. İyi konuşan erkeklere de katlandık, kötü konuşanlarına da, şişman, zayıf, yaşlı ve genç, sevimli ve çirkin erkeklere, zengin ve mütevazı sınıftan erkeklere, teknokratlara, doktorlara, avukatlara, iş sahibi, bankacı, entelektüel erkeklere katlandık. Hiçbiri işlerin gidişatına bir çare bulamadı ve biz kadınlar bu kadar yetersiz, yolsuz, çürümüş, çıkarcı, ucuz, pahalı yetki gaspçısı, anayasaya saygısız hükümetin yaptıklarının bedelini ödemekten yorulduk artık. Hayatlarımızdaki bütün erkekleri toplasak bile bir kişi etmiyor. Bu yüzden kadınların ARTIK BİTTİ deme vaktinin geldiğine karar verdik.
  1. Her kadın tarafından bilindiği üzere biz kadınlar temizlik ve ev işlerini yönetme sanatında uzmanız. Uzlaşmak, bir arada yaşamak, insan ve eşyalara bakım yapmak, özen göstermek bizim becerimizdir. Gündelik hayatı, hiç pazara gitmemiş yöneticilerimizin çoğundan iyi biliyoruz; taşrada ve şehirde neyin kötü gittiğini biliyoruz, şükredenlerin şükrettiği özel yaşamlarını tanıyoruz, erkeklerin ne tür çamurdan yapıldığını biliyoruz, çünkü en kötüleri bile, insanların “kötü annelerin çocukları” diyerek kabahatli olmaktan kurtulduğu erkekler bile, biz kadınlardan çıktı.
  1. Bütün bunların sonucunda, bu ülkeyi kurtarmak için biz kadınların harekete geçmesi ve onu kötü yönetip şerefini lekelemiş, teslim etmiş, satmış, rehin vermiş ve İsa’nın elbiselerini paylaştıran hırsızlar gibi paylaştırmış erkeklerin herhangi birinin olduğu kadar bizim de vatanımız olan bu yıkık dökük, kirli evi düzene sokması gerektiğine karar verdik.
  1. Bu yüzden, artık onurlu erkek beklemeyi bırakacak ve biz ESP’li (Erotik Sol Parti) kadınlardan yana olacak erkek ve kadınları bilgilendirmek için bu bildiriyi yayınlıyoruz. Solcuyuz çünkü çeneye inecek bir sol kroşenin bu ülkenin çöküşüne, yıkımına ve fakirliğine verilmesi gereken cevap olduğuna inanıyoruz. Erotiğiz çünkü Eros, sahip olduğumuz en önemli şey olan HAYAT demektir, çünkü biz kadınlar ezelden beri sadece hayat vermekle değil, hayatı korumak ve ona iyi bakmakla da yükümlü olduk; ESP’yiz çünkü ileriye doğru yürüme, yürürken yol açma ve bizi takip edenlerle birlikte ilerleme arzumuzdan başka bir şey bizi ayakta tutmuyor. 
  1. Bu ülkeyi ışıl ışıl parlayana kadar süpürmeye, bezle silmeye, silkelemeye ve çamurundan arındırmaya söz veriyoruz. Ülkeyi yeni ütülenmiş giysiler gibi güzel kokulu ve pırıl pırıl bırakmaya söz veriyoruz.
  1. İdeolojimizin “mutluculuk” olduğunu ilan ediyoruz: Hepimizin mutlu olmasını, hepimizin tüm insani ve yaratıcı potansiyelimizi geliştirmek üzere sınırsız özgürlük içinde ve istediğimizi düşünme, konuşma ve eleştirme hakkımızın devlet tarafından kısıtlanmadığı, onurlu bir şekilde yaşamasını sağlamak.
  1. Vadettiklerimizi açıklayan programımızı çok kısa süre içinde yayınlayacağımıza söz veriyoruz. Bütün kadınları bizi desteklemeye ve bize katılmaya davet ediyoruz. Erkekleri düşünmeye, onları kimlerin büyüttüğünü hatırlamaya ve bunca yıldır erkeklerin ihtiyaçlarını da asla karşılamamış olan ülkenin ağababalarındansa bir annenin daha iyi olmayacağı konusunda kafa yormaya davet ediyoruz. İşleri batırmayı bırakın ve ESP’ye katılın.”

GIOCONDA BELLI, (1948) Nikaragua’nın Managua kentinde, varlıklı bir ailede dünyaya geldi. Philadelphia’da gazetecilik eğitimi gördükten sonra ülkesine döndü̈. 1970 yılında Luis Somoza diktatörlüğüne karşı mücadele eden Sandinista Ulusal Kurtuluş Cephesi’ne katıldı. 1979 Devrimi’ne kadar aktif bir örgüt üyesi olarak sürgün hayatı yaşadı. Devrimin ardından ülkesine dönerek örgüt çalışmalarını sürdürdü̈. Şiirleri 1970 yılında La Prensa gazetesinde yayınlandı. İlk şiir kitabı Linea de fuego ile 1978’de Latin Amerika’nın saygın edebiyat ödüllerinden Casa de las Américas’ı kazandı. 1988’de yayınladığı, Nikaragua devrimci anlatılarında cinsiyet meselelerinin ilk kez gündeme getirildiği yarı otobiyografik romanı Portakal Ağacında Oturan Kadın (Akademi, 1993) kurmaca türünde de dikkatleri üzerine çekti. 1990 yılında Sandinistlerin seçimi kaybetmesi üzerine edebi çalışmalarına yoğunlaştı ve otobiyografik romanlarıyla kendi coğrafyasıyla dönemine ışık tuttu.

1990’dan beri Managua ve Los Angeles’ta yaşıyor. 

(Özgeçmişi Sel Yayıncılık’tan aktardım.)

Sel Yayıncılıktan 2020 yılında çıkan ve dilimize çevirisini Ceren Hasançebi’nin yapmış olduğu bu romanın, yukarıdaki kesitini en başa aldım çünkü yazacağım çoğu noktayı kendi içinde zaten özetlemiş bulunuyor. Burada bir kadın devleti kuruluyor. Evet, ütopik bir romandan söz ediyoruz. Kadınların amansız erkek hayranlığını, bu hayranlığı yönetilme, boyun eğme tutkusuna kadar taşımış olmalarını irdelemiş. Bu irdelemeyi kusursuz bir incelikle yapmayı da başarmış. Bu bakımdan kendisini tebrik ediyor ve hemcinslerime sesleniyorum: 

Biz güzeliz arkadaşlar. Bu gerçeği değiştirmek bizim bile elimizden gelmez. Erkek gibi davranmak, erkek gibi düşünmek, onlar gibi yürümek, oturmak, işemek bizim işimiz değil. Biz güzeliz ve kendimize yakışanı yaparız. Dudağımızı boyarız çünkü bize yakışır, kaşımızı alırız çünkü bize yakışır, sürmemizi çeker, kınamızı yakarız çünkü bunlar bize yakışır. Eteklerimizin yırtmacı, yakamızın dekoltesi bizlere yakışır. Başta kendimiz, sonra da birbirimiz için güzelleşiriz, kimin ne haddine yargılamak, kaldı ki dokunmak? Biz hiçbir erkeğin malı ya da mülkü değiliz, biz bireyiz, insanız. Önce kendimiz, sonra da birbirimiz için el ele vermenin zamanı geldi de geçiyor bile. 

Yüz yıldır üstümüzde hüküm sürüyorlar. Sonuçlara bakalım: doğru düzgün yönetilmeyen bir devlet, hukuksuzluk, yozlaşma, akla gelebilecek her türden insan ayrımcılıkları ve bu liste daha uzar gider. İnanın bana bizdeki pratik zekâ ve analitik zekâ erkeklerin çoğunda yoktur. Pratik zekâya zaten sahip değiller ve komplo teorileri üretmeyi analitik zekâ zannediyorlar. Oysa akşam gelecek konuklar için ikramlık yemekler hazırlarken bir yandan evin temizliğini ve çocukların ödevlerini başarılı bir şekilde organize etme yeteneği kadınlarda. Dibi tutan yemeğe pratik çözümleri kadınlar üretir, inatçı bir lekeyle başa çıkmanın yollarını kadınlar bilir, yoga yaparken bebeğini emzirmeyi kadınlar bilir. 2023-2123 döneminde artık kadınlar ele almalı kontrolü. Bu ülkenin sınırlarını da geleceğini de biz belirleyelim. Erkekler hiç alınmasın, gocunmasınlar; birincilik hakkını kendilerine verdik mi verdik. Şanslarını iyi kullanmamışlarsa, işleri ellerine yüzlerine bulaştırmışlarsa bu bizim sorunumuz değil. Önümüzdeki yüz yıl da bu ülkeyi, evimizi biz kadınlar yönetelim.

Zerrin Oktay

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.