DOLAR 8,7629
EURO 10,3054
ALTIN 493,74
BIST 1.401
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla 26°C
Az Bulutlu
Muğla
26°C
Az Bulutlu
Cts 29°C
Paz 29°C
Pts 30°C
Sal 30°C

SAVRAN,SÜRDÜRÜLEBİLİR YÜZ YÜZE EĞİTİM İÇİN YAPILMASI GEREKENLER ÇOK AÇIK

Eğitim Sen Muğla Şube Başkanı Birdal Savran, Muğla’da eğitimin başladığı sıralarda bazı okulların tadilata girdiğini, bu nedenle öğrencilerin mağdur edildiğini söyledi.

Savran, ‘Tadilatlar nedeniyle ikili öğretim uygulanan okullarda okula başlama saatleri çok erken, bitiş saatleri ise çok geç oluyor. Teneffüs sürelerinin kısa olması ve blok ders uygulamasıyla çok uzun ders süreleri öğrencileri ve velileri mağdur ediyor’ dedi.


SÜRDÜRÜLEBİLİR YÜZ YÜZE EĞİTİM İÇİN YAPILMASI GEREKENLER ÇOK AÇIK


Şube Başkanı Birdal Savran yaptığı açıklamada şunları söyledi; “Salgın döneminde Türkiye, OECD ülkeleri arasında Meksika’dan sonra okulların en uzun süre kapalı kaldığı ikinci ülke oldu. Yüz yüze eğitimin sürdürülebilir olduğu ülkelerde de görüyoruz ki yapılması gerekenler çok açıktır; Okulların açık tutulduğu, yüz yüze eğitimin sürdürülebilir olduğu ülkelerde aşılanan eğitim emekçilerinin sayısı, oranı; 12-18 yaş arası başta kronik rahatsızlığı olan öğrenciler olmak üzere aşılama için yürütülen çalışmalar, 100.000 kişi başına rapor edilen yeni vaka sayısının, 100’ü aşması durumunda alınacak önlemler, eğitim emekçileri, öğrenciler için ücretsiz düzenli testlerin yapılması, yaygınlaştırılması, kritik eşiğin altındaki birçok bölgedeki okullarda hızlı antijen testlerinin yaygınlaştırılarak yüz yüze eğitime devam edilmesi, öğrencilerin, velilerin eğitim kurumlarında alınan önlemlerle ilgili çevrimiçi okul iletişim platformları tarafından düzenli olarak bilgilendirilmesi, çocukları okul dışındayken çalışamayacak durumda olan ebeveynlere mali yardım hakkı verilmesi, yüz yüze eğitim ve telafi eğitimi için gerekli ek bütçe, kaynak ayrılması, yeterli öğretmen, ek personel ataması yapılması, sürecin eğitim emekçileri ile alanın özneleri ile birlikte yürütülmesi vb. hazırlıklar açıklanıyor, hayata geçiriliyor.’


SERMAYE VE SİYASAL İKTİDARIN ÇIKARLARI TEMEL ALINDI


‘Yüz yüze eğitimin başlatılsa dahi alınmayan önlemler nedeniyle sürdürülemediği her gün öğrencilerimizin hem akademik hem de sosyal, psikolojik gelişimleri açısından kayıpları daha da artıyor, eşitsizlikler daha da derinleşiyor. Kamusal bir hizmet olan eğitimin temel ilkeleri nitelikli, eşit, ücretsiz, düzenli, sürekli ve kapsayıcı olmasını gerektirir. Irk, dil, din, cinsiyet, sosyoekonomik yapının öğrencinin eğitimini etkilememesi tek bir öğrencinin dahi “mağdur” edilmemesi anlamına gelir. Nitelikli kamusal eğitim ise ancak eğitim ve bilim emekçilerinin haklarının güçlendirilmesi ile mümkünken, eğitim alanında alınan kararlarda öğrencilerin, eğitim emekçilerinin gereksinimleri değil, sermayenin, siyasi iktidarın çıkarları, ihtiyaçları temel alındı.Devleti yönetenler, okul binası ihtiyacını karşılamak yerine, başka yeni binaların yapımına öncelik vererek, yakın ve yandaşlarının rant sağlamasını tercih ettiler.’


KIRSAL İLE KENTTE YAŞAYAN ÇOCUKLARI ARASINDA EŞİTSİZLİK ARTTI


‘Yüz yüze eğitim ve uzaktan eğitimde gerekli önlemler alınmadığı için kamu okulları ile özel okullar arasında, eğitime yeterli bütçe ayrılmaması nedeniyle kamu okullarının kendi arasında, kırsal kesimde yaşayan çocuklarla kentlerde yaşayan çocuklar arasında eşitsizlik daha da arttı. Başta yoksul ailelerin çocukları olmak üzere, dezavantajlı tüm kesimler açısından mağduriyet ve eşitsizlik ciddi boyuta ulaştı.
Aslolan sermayenin, siyasi iktidarın ihtiyaçları değil, eğitim ve bilim emekçilerinin hakları, öğrencilerimizin üstün yararıdır. Kamusal eğitim ayrıcalık değil haktır. Salgında yaşayarak gördük ki sağlık hakkı ile eğitim hakkı ayrılmaz bir bütündür. Birimiz güvende değilsek hiçbirimiz güvende değiliz ve yüz yüze eğitimin sürüdürülebilir olması gerekli önlemlerin alınması durumunda yüz yüze eğitim mümkün.
Milli Eğitim Bakanı sürekli olarak yüz yüze eğitim için hazır olduklarını ifade ediyor ancak kalabalık sınıflarda bunun nasıl olacağını açıklamıyor. Sağlık Bakanı delta varyantından korunmak için fiziksel mesafenin 1,5 metre değil, 2 metre olması gerektiğini söylüyor. Bu durumda öğrencilerin ve öğretmenlerin tam zamanlı yüz yüze eğitimde fiziksel mesafeyi koruması imkansız hale geliyor. Milli Eğitim Bakanı’ nın cümle aralarında ise “çözüm” olarak ikili  eğitim bulunuyor.’


EK DERSLİK VE EK ÖĞRETMEN ATAMASI YAPILMALI


‘Bunun  örneklerini ilimizde başta Şehit Binbaşı Kıvanç Cesur ile Şehit Altuğ Pek ve Gazi Anadolu Lisesi ile Turgut Reis Anadolu Liselerinin zamanında yapılmayan güçlendirme çalışmaları nedeniyle aynı binalarda ikili eğitim yapmalarından görüyoruz. İkili eğitimin sıkıntılarını biliyoruz ve ikili eğitimi çözüm olarak kabul etmiyoruz.  ikili öğretim, okuldaki sosyal etkinlikleri, çocukların oyun oynama ve sosyalleşme olanaklarını olumsuz etkiliyor. ikili öğretim uygulanan okullarda okula başlama saatlerini çok erken, okulun bitiş saatlerinin çok geç olmasına; ders dışı etkinliklere zaman ayrılamamasına, teneffüs sürelerini kısa olmasına ve blok ders uygulamasıyla çok uzun ders sürelerine neden oluyor. Çocukların okulda geçirdikleri sürelerin önemli bölümünün ders saatlerine ayrılması ve teneffüslerin kısa olması çocukların okul deneyimini olumsuz etkiliyor. Beslenme düzenlerine olumsuz etkide bulunuyor. Sınıflar seyreltilmeden fiziksel mesafenin sağlanamayacağı; fiziksel mesafe sağlanmadan ise bulaş riskinin önlenemeyeceği çok açık. Bunu yapmanın tek koşulu sınıfları seyreltmektir. Sınıfları seyreltmek te ancak ek derslik ve ek öğretmen ataması ile mümkündür.’


YAPILMASI GEREKENLER SIRALANDI


Savran açıklamanın son bölümüne yapılması gerekenleri sıraladı; ‘Yüz yüze eğitim ve telafi eğitimi için acilen ek bütçe ayrılmalıdır. Ataması yapılmayan öğretmenler sorunu hem öğretmenler hem de öğrencilerimizin eğitim hakkı açısından bir sosyal soruna dönüşmüş durumda. Yeterli öğretmen ataması yapılmalıdır. Yeterli ek personel ataması yapılmalıdır. Aşılama yaygınlaştırılmalıdır. Yeterli ek derslik sağlanmalıdır. Tüm eğitim kurumlarında gerekli fiziksel koşullar sağlanmalıdır. Okulların çevrimiçi platformlarında yapılan hazırlıklar, alınan önlemler düzenli bir şekilde paylaşılmalıdır. Eğitim alanında süreç alanın özneleri ile eğitim sendikaları, veli örgütleri, bilim insanları ile birlikte yürütülmelidir. Eğitim emekçilerinin özlük, ekonomik, sosyal hakları güçlendirilmeli, insanca yaşam koşulları sağlanmalıdır. Nitelikli, kamusal eğitim ancak eğitim emekçilerinin haklarının güçlendirilmesi ile mümkündür.’

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.