DOLAR 9,3295
EURO 10,8506
ALTIN 533,79
BIST 1.431
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla 22°C
Az Bulutlu
Muğla
22°C
Az Bulutlu
Per 21°C
Cum 20°C
Cts 20°C
Paz 23°C

EĞİTİM SEN MUĞLA ŞUBESİ’ÜNİVERSİTEDE ÇOK SAYIDA AKADEMİSYEN KADRO PROBLEMİ İLE KARŞI KARŞIYA’

Eğitim Sen Muğla Şube Başkanı Birdal Savran, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde çok sayıda akademisyenin kadro problemi ile karşı karşıya olduğunu söyledi.

EĞİTİM SEN MUĞLA ŞUBESİ

Savran; ‘Yükseköğretim emekçilerine gelecek kaygısı yaşatılmamalı, doktorasını tamamlamış araştırma/öğretim görevlileri ek koşul aranmaksızın doktor öğretim üyesi kadrosuna atanmalıdır.’ dedi.
Savran şu açıklamayı yaptı; ‘Evrensel bilgiye ulaşmak ve onu zenginleştirmek, bilginin dağılımını, aktarılmasını ve korunmasını sağlamak üniversitelerin kurumsallaşmasını ve yaygınlaşmasını sağlayan temel unsur olmuştur. Üniversiteler yeni bilimsel çalışmaların yapılmasının sağlanması, eğitici öğretici insanların yetiştirilmesi, toplumda bilgi arzı ve talebi yaratılması bilimsel bilginin yayılması duyurulması işlevlerini yerine getirmektedir. kamu hizmeti olarak değerlendirilen bu işlevleri yerine getirmekte olan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesindeki çok sayıda öğretim elemanımızın kadro problemiyle karşı karşıya olduğu gözlenmektedir.
Üniversitedeki akademik işlerin, eğitim öğretim faaliyetlerinin, bilimsel araştırma ve projelerin sağlıklı işleyişi öğretim elemanlarının tecrübesi ve devamlılığı ile mümkündür. Bu işleyişlerde sürekli yeni öğretim elemanı istihdamı yerine halihazırda işleyişe hakim ve tecrübeli öğretim elemanlarının kalıcı olması Üniversite’nin ve Kamu’nun yararınadır.’

‘YÜKSEKÖĞRETİM EMEKÇİLERİNE GELECEK KAYGISI YAŞATILMAMALI’

Çok sayıda akademisyenin kadro problemiyle karşı karşıya kalması akademik faaliyetlere doğrudan etki etmekte, akademisyenlerin özlük hakları üzerinde sonuç doğurmaktadır. Ayrıca, akademisyenleri “puan toplayan” kişilere dönüştüren, akademik faaliyetleri de “faydacı” mantığa hapseden düzenlemeler üniversitelerimizin geleceğine de büyük darbeler indirmektedir.
Akademik gereklere ve liyakate değil, rektörlüğün istek ve inisiyatifine göre işleyen bu süreç, akademinin ve akademisyenlerin baskı altında tutulmasının, üniversitelerde yandaş kadrolaşmanın bir aracı haline gelmiştir.
Kadro sorunları bekletilmeden çözülmeli, kadrolar sürekli olmalı, yükseköğretim emekçilerine gelecek kaygısı yaşatılmamalı, Doktorasını tamamlamış araştırma/öğretim görevlileri ek koşul aranmaksızın doktor öğretim üyesi kadrosuna atanmalıdır.’

‘ÜNİVERSİTENİN DEĞERLERİNİN İÇİNİN BOŞALTILMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ’

‘Tüm karar ve denetim süreçlerinde üniversite bileşenlerinin tümü yer almalıdır. Karar ve denetim süreçlerinde kişilerin değil, kurulların egemenliğini esas alan eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik öz yönetim ve öz denetim modeli hayata geçirilmelidir.
50/d, 33/a, 35 vb. gibi maddelerle istihdam edilen araştırma görevlileri arasında görev ve haklar açısından yapılan her türlü ayrımcılığa son verilmeli, araştırma görevlileri iş güvencesine kavuşturulmalıdır.
Eşit işe eşit ücret verilerek, ders ve araştırma sürecinde eşit katkıların eşit değerlendirmesi yapılmalıdır. Ek göstergeler yoluyla hiyerarşik ücretlendirmeden vazgeçilmelidir.
Üniversitelerde unvanların norm kadroya eşitlenmesi uygulamasına son verilmeli, hak edilen akademik unvanların kadro derece karşılığı özlük haklarının tesis edilmeli, geriye dönük hak kayıpları giderilmelidir.
Üniversite, öğrencisi, öğretim üyesi, idari personeli ve emekçileriyle bir bütündür. Üniversite emekçilerinin ve öğrencilerin örgütlenme ve siyaset yapma hakları önündeki tüm engeller kaldırılmalı, tüm üniversite emekçilerine koşulsuz iş güvencesi sağlanmalı, toplu sözleşmeli, grevli sendika hakkını kullanmaları yönünde engelleyici değil, kolaylaştırıcı olunmalıdır.
Tüm bu gerçeklerden hareketle Üniversite içindeki atama ve yükseltmelerde, bu üniversiteye emek veren ve liyakat gösteren idari ve akademik kadroların atanmasına öncelik verilmelidir. Eğitim-Sen sendikası olarak konunun takipçisi olduğumuzu, kadrolaşma saiki ile üniversitenin temsil ettiği değerlerin içinin boşaltılmasına izin vermeyeceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz.’

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.