Dolar 13,4726
Euro 15,2894
Altın 793,64
BİST 2.011,16
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla 3°C
Parçalı Bulutlu
Muğla
3°C
Parçalı Bulutlu
Paz 4°C
Pts 4°C
Sal 4°C
Çar 6°C
FİLL TEMİZLİK

KABULLENMEYECEĞİZ, ALIŞMAYACAĞIZ, İNDİRECEĞİZ…

A+
A-
14.12.2021

AKP geçtiğimiz hafta da yeryüzü cehennemini yaşatma istikrarını sürdürdü.

Döviz, enflasyon, asgari ücret gibi konuları dışarda tutarsak; yaşanan sosyolojik, toplumsal travma boyutunda bir elin parmak sayısı denli vaka AKP’nin aynaya düşen suretinin sadece bir kısmı idi. Geçtiğimiz hafta da yaralarımızı saklayamadık. İç sızımız her manada büyüdü.

Elbette hayat sızlanarak yaşanamaz. Müdahil olmak, hayatın içerisinde özne olmak gerek. Bunu yapamazsak; yaşanan acıları AKP angajmanı ile tanrı sınaması, denemesi, ölçme-biçme-değerlendirmesi olarak açıklama teslimiyetine teslim oluruz. Yaşatılan yeryüzü cehennemini kadere bağlamanın çaresizliği de dramatik ve bitimsiz bir gölge olarak her nefes alış-verişimizde ardımız sıra takip eder bizi. Sonuç olarak da içimizdeki bıçak keskini karanlığa istisnasız her daim kırk satır düşer.

GARİB’E NİN ÖLÜMÜNDEKİ GARİPLİK.

Kocaeli-Kandıra Cezaevi’nde tek kişilik hücrede tutulan Garibe Gezer’in şüpheli ölümü… Garip Garibe için, adeta azraile davetiye çıkarılmıştı. Cezaevi yönetimi Garibe’nin intihar ettiğini iddia etti. Keşke Garibe’nin Kandıra 1 Nolu F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunduğu hücrenin duvarlarının dili olsa da konuşsa. Ama gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi bir huyu var. Başka! Garibe’nin ölümlüler dünyası ile buluşma öncesinde ailesine, avukatlarına, milletvekillerine ilettikleri-yazdıkları var. Avukatlar beklenmeksizin, yangından mal kaçırırcasına yapılan bir otopsi var. En önemlisi iktidarın mühim borozanı Yeni Akit’in bu dramatik ölümle ilgili; “Cezaevinde Beslenen Bir Terörist Daha Öldü” haber başlığı var. Aslında bu başlık garip Garibe’nin ölümüne dair ciddi ipuçları verse gerek. Haberin altındaki ilk yorumda ise: “Bunları neden beslerler, yakaladığında kafasına sıkacaksın” deniyor. Bu dillenişler Garibe Gezer’i ölüme yolculayan kanlı sürecin aydınlanmasının çokda karmaşık meşgale olmayacağına işaret ediyor gibi. Vicdanlar öylesi bir taşlaşma hali almış ki; Garibe’nin cansız bedenini almak üzere Mardin Havaalanı’na gelen cenaze aracı geri gönderiliyor. Yüreğiniz, vicdanınız kurusun. Siz şefkat ve merhamet dini İslam’ın bu bereketli topraklar üzerindeki siyasi aktörüydünüz değil mi? Başka! Garibe henüz tutuklu. Hakkında herhangi bir hukuki karar yok. Ama aslında karar verilmiş önceden. Anlaşılan Yeni Akit; “Besleme terörist” ilamı ile yetinmemiş…

ANTALYA’DA İŞİD TARZI CİNAYET.

Antalya’da kaçak binada faaliyet sürdüren tarikat yurdunda işlenen cinayetin şekli hafızalara hiç de yabancı gelmese gerek. Cinayet kafa kesilerek işleniyor. Yurt, A.D’ne ait. Yurdun aşçısı İ. G., Akdeniz Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü birinci sınıf öğrencisi M. S. T.’un başını satırla kesmişti. İ. G., T’un kestiği başını göğsünün üzerine koyup, “Deccal’i vurdum” diye zafer narası atıyor bir de… İslami kaynaklara göre Deccal; “Ahir zamanda ortaya çıkan insanları doğruluktan saptıran, onları kötülüğe sürükleyen ve sapkınlığa iten kişi” anlamına gelmektedir. T. cinayeti sonrası kaçak binadan alelacele A.D. isimli örgütün tabelası indiriliyor, öğrenciler binadan boşaltılıp KYK yurtlarına yerleştiriliyor. Benazeyi almaya da A.D. Başkanı B. K. gidiyor. B. K. aynı zamanda İmam Hatip’te mühim bir yönetici. Şu anda Antalya 6. Sulh Ceza Hakimliği bu akıl dışılıkla, tarikat yurdundaki vahşetle ilgili yayın yasağı kararı almış durumda. Neydi? “Gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi bir huyu var.” İ. G.’in tutuklanması ne anlama gelir o ayrı bir sosyolojik olgu. Çünkü nice İ. G.ler’in palazlandığı bir iklim yaratıldı bu bereketli topraklar üzerinde. Şimdiyse hasadı toplanıyor.

KHK’LI SAĞLIKÇININ ÇARESİZLİK İNTİHARI.

Çocuk Hastanesi’nde çalışırken KHK ile görevinden alınan Fatma Demirel’in intiharı yukarıdan, yerin yedi kat altındaki zifri karanlığa çekilişimizin ayrı bir acılı anına denk düşüyordu. KHK lı intiharları artık vaka-i adiyeden sayılır, kanıksanır oldu. Çaresizlik intiharı ile yaşamına son veren sağlık emekçisi Fatma Demirel 48 yaşındaydı ve ardında bir evlat bıraktı. Son olarak sendikacı Demirel duygularını şu sözcüklerle dillendiriyor. “İşimi geri istyorum. Aysız geceler geçtim. Kurumuş ırmaklar geçtim. Kendimden geçtim de gitti. Kaf dağının ardında düş aradım. Titredi içim her bir mazlum için.” Fatma Demirel şu anda da bizim içimiz senin için titriyor. Hem de dur duraksız tir titriyor. Biliyor musun? Bu acılara alışmak ne mümkün. Bir şeyler var değişrtirmemiz gereken. Ama önce yaralarımızı sararak başlayacağız işe Fatma Demirel…

ÇOCUK İSTİSMARI FITRATLARINDA VAR.

Erzurum-Palandöken’de Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Hacı Bahattin Evgi yatılı erkek kuran kursunda 7 erkek öğrencinin cinsel istismara uğraması da çok şaşırtıcı bir haber olarak karşılamadı memleketi. Kamusal alanın daraltıldığı ve laik-bilimsel eğitimin tırpanlandığı koşullar, karanlığın beslenme toprağına tarikat tohumları serpiştirir. Bu ülke insanı malum mekanlarda yaşanan çocuk cinsel istismaları ile ilgili; “Bu kaçıncı” demekten bıktı. Ama çocuk istismarı buraların periyodik ve geleneksel vakasına dönüşmüş vaziyette. Kamusal, parasız, laik eğitim gelinen aşamada tek başına çözüm olabilir mi? Bunun net bir yanıtı var mıdır? Sanırım bu sapkın sendromun geldiği eşik; kritik ötesi olduğundan, bilinmezlikte boşlukta güçlü bir öge olarak durmakta. Erzurum valisi Okay Memiş’in olayı doğrulamasının ya da kursta gönüllü denetçi olarak çalışan zanlının kaçarken Yozgat’ta yakalanmasının, yaşları 10-11 arası olan 7 evladın ömür boyu yaşayacağı travmayı azaltmayacağı muhakkak.

PUDRA ŞEKERİNDEN VAZGEÇEMİYORLAR.

AKP’de bir pudra şekeri vakası daha yaşandı. Pudra şekerli görüntüleri açığa çıkan AKP Merkez İlçe Başkanı Kürşat Kılıç yıldırım hızı ile görevinden istifa etti. Kılıç istifasını deklare ederken; “AK Parti Merkez İlçe Başkanlığı göreviminden istifa ediyorum.Her daim Liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’a ve Partimize bağlılığım devam edecektir. Kamuoyuna saygıylarımla duyurulur” dedi. Bu memlekette Naci Şerifi Zindaşti gerçekliği var. Sağır sultanın duyduğu, ama gözlerin gördüğü, lal dillerin konuştuğu bu gerçeklik AKP’li milletvekili, başkanlık sisteminin mucidi, anayasacı Prof. Burhan Kuzu ile mezara gitmedi. Burhan Kuzu’nun bir vesile ile kuzu kuzu;”Bilinsin ki Türkiye’de yargıcı arayan siyasetçi de ne ilk benim ne son benim, binlerce arayan var” ne anlam içerir? Bu elbette ayrı bir tartışmanın konusu. 
Garibe’nin cezaevindeki ölümü, (2) Antalya’da A.D. yurdunda kafası kesilerek işlenen cinayet, (3) KHK lı Fatma Demirel’in çaresizlik intiharı, (4) Erzurum’da Diyanat’e bağlı Kuran Kursu’nda 7 erkek öğrenciye cinsel istismar, (5) Yozgat’taki pudra şekeri tekerlemesi… Bir elin parmak sayısı demiştik ya… Daha fazlası da var. Ancak bu sınırlı alan geçtiğimiz haftaya dair şimdilik bu kadarını alıyor. Ancak bunları, ülkenin henüz yüreği kurumamış insanlarının vicdanı kaldırmıyor olsa gerek. Bu fotoğrafı kabullenmek ve izlemek olası değil. Bu memleket bu çerçeveyi asla kabul etmiyor. Bu fotoğrafın indirilmesi için el atmayan herkes o fotoğraf çerçevesinin (dolaylı da değil, doğrudan) içersindedir. Bu fotoğrafı kabullenmeyeceğiz, alışmayacağız, indireceğiz…

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

  1. Azat ÖZTÜRK dedi ki:

    Yönetimsizliğin yönetiminde Garibe son olmayacaktır. Costa Gavras bu senaryoları yazdığında yönetme yeteneginden yoksunlar henüz muktedir idi, mevcut akıl değişmiyor.

%d blogcu bunu beğendi: