Dolar 15,4792
Euro 16,1193
Altın 901,82
BİST 2.419,23
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla 27°C
Az Bulutlu
Muğla
27°C
Az Bulutlu
Paz 27°C
Pts 28°C
Sal 26°C
Çar 23°C
FİLL TEMİZLİK

Çünkü” “Eğer” “Rağmen” sevmeler. 

A+
A-
28.04.2022

Duygularını ve hislerini iyicil kullanmayarak kendi merkezinden kaçanların iyicil yaşayarak kendisini çözümleyenleri anlaması zordur.

Kendisine yabancılaşmış bu kişilerin sevgi anlayışında “eğer” ve “çünkü” kıstastır.Korkularını ve zaaflarını aşmış kendileri ile barışmış değillerdir. Sevgiyi egosuna malzeme ederler, çünkü ve eğer severler. 
“Rağmen” sevenler ise kaynağın kendisi olduğunu bilir. Karşısındakilere göre değil, kendisine göre varolanlar, sevginin merkezi olduğunu ve sevginin öncelik kendisine ait olduğunun bilincindedir. Kişiye, olaya, ortama göre olmak ise mantığın da duygulara eşlik etmesi ile dengelenir.Yoksa kontrolsüz duygu ve güdü bencil çalışır, sevgi çıkar alışverişinin malzemesi kılınır. 
Meselenin özü kendine uyanmak.Sana yapılanları ve yapılmayanları doğru çözümlemek. Kötüye kötü ol ee. İyiye kötü ol ee. Sonuç? Her pratik kişinin kendini anlatır. Haset fesat enerji ile kavrularak acısını başkasından çıkaranlar hergün kendini kandırır. Zavallı egolarının elinde kurumuştur çünkü özleri. Önemseme geç. Kötünün amacı seni kendi seviyesine çekmek, senin üzerinden kendini varederek aklanmak saklanmaktır. Niyeti kötü olanların düştüğü bataklık da tam burasıdır. Niyet okuyanları görememeleri. Gördüklerinde ise çok geçtir. Çirkinlikleri ile kalakalırlar. Ava gidenin avlanması misalı. Riyakarlığın ve yalanın affı olmaz. Olmamalı. Bilinçli kötülüktür yalan ve riya. Anlamadan bilmeden yapılan anlık gaflar hatalar dahi bu saiklerle ve niyet okumayla değerlendirilmelidir. İç dünyasını önünde sonunda ele verir her insan. Ele verdiğini bilmeyenler ise bildiğini zannedenlerdir hep. 

İnsanların çoğunluğu zaaflarını ve yaralarını saklamayanları zayıf zannederek,onlara ya acıyarak ya yardımcı olmaya çalışarak kendilerini üstte konumlandırdığının ve efendi egolarını tatmin ettiğinin farkına varamaz. İçlerinde köle bir ego vardır. Bir yokluk sancısı içindedirler. Işığını kaybetmişlerdir, ışığı olanlara ışığa yönelirler.
Kendilerini iyi hissettiren insanlara çekilir ışığını kaybetmiş insanlar. Bir insanın neyinize iyi geldiğini çözümlemek, aslında kendinizi çözümlemektir. Kimse pek aymaz bu kör noktaya. Kendisinden kaçar insan canlısı tuzağı da burası. Kendisinden kaçmayan, dualiteyi anlayan ve aşanlar uyanır ancak özüne.
Oluş da, akış da ve an da kalarak yaşayıp içselleşenleri anlaması zordur kendisine körlerin. İçselleşmeyenlerin körlüğü de zayıf zannettikleri insanlar olur. Sonra farkederler ki zayıflık zannettikleri şey onların yıkılmaz içgücü. O güce yönelirler yavaş yavaş. Rahatsız eder egolarını bu özgüç. Çok biliyorsun derler, bilmiyorsun derler, hastasın derler, derler de derler. Yetersiz hissetmeniz için her yolu denerler. Haklısın deyin, gözleyin. Ne ekerse onu biçer insan deyip geçin. Çaktırmayın en baştan beri onları gördüğünüzü. 😊 Ben haklıyım tabi ki der aklı ama ikna olmaz ki bir türlü iç sesi. Huzursuzluk sendromu 😊 iç huzurunu kaybetmiş insanlar mutluluğu ve sevgiyi kaldıramazlar. Hatta korkarlar. Sevgiye açamazlar kalplerini. Hep bir kontrol ve başkasından beklenenlere göre olmalar. Egolarına hizmet edenleri mış gibi severler. Ama gerçeğin kötü bir huyu vardır. Mutlaka görünür. Bir gün mutlaka kusarlar içlerinde ki kötülüğü. Teslim edin herkese haklılığını, seyredin manzarayı. Senin kadar yüzsüzünü tanımadım der içsesleri  siz yürüyüp gittikçe. Kıvranır egoları.Hiç sevilmemişler, hiç sevmemişler, hiç vazgeçilmez olmamışlar ve hiç değerli hissetmemişler ki kendilerini.Siz ne yaparsanız yapın zaten yetinmeyecektir egoları. Enerjinizle beslenirler, kesin besinlerini yolunuza gidin. Haklı olmakla bile mutlu olamazlar. Çünkü asıl dertleri kendileri, kaçtıkları özleri. Sizi yok etmeden huzur bulmaz egoları. Körlüğüne ışık, sevgisizliğine sevgi olmayın kesin ışığınızı, yürüyün gidin. 
“Rağmen” sevecek yürekleri olmayanlar “çünkü” ve “eğer” diye sevebilirler. Sevgiyi egosuna malzeme edenler, kendi bataklığını aşamayan bencillerdir.
Sana rağmen seni seviyorum, tüm eksiklerine ve hatalarına rağmen diyebilenler çoğalmadıkça ne dünya düzelir,ne de iklimler. Ne toprak/su temizlenir, ne de havalar güzelleşir.Sevgi ve adalet egoların önüne geçemedikçe  insan çürümeye mahkumdur.Vicdan diye bir yer var unutulan.İnsan ancak vicdanı kadardır. Acıyan/acıtan,kirli/seçici,bencil/korkak ise vicdan,insan da o derece kötüdür, sinsidir. “Rağmen seven, temiz, adil ise bir vicdan,  insan da o derece hakikatlidir, nettir. 
İyiliğiniz kadarsınız,kendinize debaşkalarına da. Aşk ile.İyi davranın kendinize.Yani ötekine yani içinizde ki ben’e. 
Nesrin Arıkan #nesrince

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: