Dolar 16,8853
Euro 17,8334
Altın 992,10
BİST 2.554,08
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla 32°C
Açık
Muğla
32°C
Açık
Pts 32°C
Sal 32°C
Çar 32°C
Per 34°C
FİLL TEMİZLİK

Sistem insanı yaratır, insan o sistemi yaşatır.

A+
A-
19.05.2022

Kalbinizi sakının sevgisizlerden, aklınızı koruyun riyakarlardan, ruhunuzu koruyun ışığını yakamamış karanlık ruhlardan.

Menfaatperest toplumların karakteristik özelliği erdemsiz ve adaletsiz oluşlarıdır.Haksızlık ancak kendisine ve kendisine yakın hissettiklerine yapılınca fark ederler, işine geldiği gibi olmayı medeniyet ve dindarlık diye pazarlarlar. 
Komşusu açken uyurlar.Öteki ölürken sevinirler.Egosunu besleyen dostudur, onaylayanı canımı ciğeridir. Sahtelik ve mış gibilik kibrinden insanın en ilkel halleridir içleri.Şekilde yaşarlar. Algılar sığ ve göz menzilidir görüleri. Gözlerini çıkarmamışlardır çünkü. Gönül kapıları çıkara menfaate göre açılır.O gönülde öyle kirlenmiştir ki. Kendisini dahi sevemeyendir. Yüzlerinde içtenlik, gözlerinde ışık yoktur üstelik. Hep tetikte hep karşıya göre konumlanma ve hamle. Özgüvensiz halleri. Zekayı kurnazlığa kullanmanın sonucu da enkaz ruhları. Başa çıkamadıkları haris, kıskanç ruhları ile yetersiz ve değersiz hissettiren egoları. O egoyu saklamak uğruna yaşam pratikleri ve nasıl da içtensiz, sahtedir sevgileri. 
Maneviyat erdemlerini dindarlık zanneden bu ruhları ışıksız aydınlar, entelektüel kibrini de insanlık zannederler.Maneviyat erdemlerini din diye pazarlayan işgüzarlar da, ruhlarında ki pisliğe ancak bu şekilde katlanabilir.

Adaleti herkes kendisine ve kendisine benzeyenlere işletince, kolayca kötülük yapan ve kötülüğe alan açan olduklarının farkındalar mı? Elbette farkındalar.Herkes iyiliğini de kötülüğünü de bilir.Bu bir tercihtir. Bile bile kötü olmayı süsleyenler ile yaşıyoruz. Öyle büyük kötülüklere seslerini çıkaranların, kişisel hayatlarında küçük kötülüklerin insanları olduğunun gerçeğine, işine gelmediği için kör olduklarını da bilin. Şu mecrada bile bunun sosyolojik tespitlerine hergün vakıf olursunuz. Birisinin kişisel kıskançlığı kıskandığının ciğerini delen kötülükler yaptırıyor. Kötülüğe uğrayanın yanında durmak yerine kötülüğü yapanı payelendiriyorlar. Ta ki benzer bir şeye kendileri maruz kalana kadar. O zaman sızlanıyorlar, insanlık, dürüstlük akıllarına geliyor. Ee dün başkasına yapılırken es geçendin, kötü ve kötülüğe mesafe koymayandın. Çıkar ve menfaat ile ilişkiler yürütülmeye çalışılırsa kokuşan bir toplum gerçeğimiz olur. Ki olan da bu


Sustuğun, görmezden geldiğin ve de yaptığın her kötülük (kime yapılırsa yapılsın) gelir seni mutlaka bulur. Başka bir şekilde, başka bir insanla, benzer bir şeyi mutlaka tekrar yaşatır. Evren yasası bu. Ektiğini biçersin. Ektiğin seni bulmazsa bu kez kendi kendini biçersin. Ne dindarı ne materyalisti şu sebeb/sonuç gerçeğini hayatına geçirmeye uğraşmadı. Niye? Çünkü sebebe yani kendilerine dokunmaktan kaçarlar. Çünkü korkaklar, iradesizler ve benciller. Mış gibiler. En en en satmaktan kendilerini de satanlar.

Kötülüğe karşı kötüye karşı gelebilmek için her insanın kendi kötülüğü ile yüzleşmesi ve içinde ki kötü yanlarının ağzını burnunu kırması gerekir. Vitrin yapmaya harcadıkları eforu iyi ve güzel bir insan olmak için harcasalar hem kendilerine hem kollektif bilince hizmetleri olurdu. Kendine hizmeti bile yanlış anlayan ve  ruhlarının karanlığı içinde debelenip duranların; ve bir de  kendilerini iyi zannetmesi sahteleğinin toplumsal karanlığı büyüten olduğunu anlatamıyorsun elbette.Anlatmaya çalışırsan ışık görmüş yarasa gibi olurlar. Konforunu bozmuş, ezberine çomak sokmuş olursunuz.

Niye iyiliğe, gerçeğe bu kadar uzak bir toplum oluşumuz altında ki gerçek, bireyin kendi içsel gerçekliğinden kopmasıdır. Kendinin inkârı, aklının enkazı yaşamlar getirir. Yaşanamayan yaşamlar.. Uyanık uyuyanlar ülkesi. Öz kaybı, can kaybı, emek kaybı ve hasta ruhların sonucu hasta bedenler. Sistemi yaşayarak sistem karşıtı olamazsınız.
#nesrinceNesrin Arıkan 

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: