Dolar 18,8053
Euro 20,4336
Altın 1.164,91
BİST 5.191,83
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla 10°C
Parçalı Bulutlu
Muğla
10°C
Parçalı Bulutlu
Pts 7°C
Sal 6°C
Çar 10°C
Per 8°C
FİLL TEMİZLİK

Eğitimli orta sınıf ve küçük burjuva üzerine 1.

19 Temmuz 2022 15:29

Beyliğe/Padişahlığa kulluğu islamla içselleşmiş Türkler,

Ağalığa/Abiliğe kulluğu islamla içselleşmiş Kürtler. Bunların arasında öteki kılınan Aleviler, Ezidiler, Suryaniler, Ermeniler.

Bu coğrafya 1400 yıldır inanç üzerinden sınıflarını oluşturmuş bir coğrafyadır.

Makbul ve Egemen inanç Sunnilik ile bunun dışında kalan inançların üzerinden oluşan bir ötekicilik. Bu nefret/zıtlık kliği Cumhuriyetle beraber ırklar üzerinden işletildi.

Osmanlıda, müslim ve gayri müslim diyerek ayrışan sınıflar, Cumhuriyetle Türkler ve Türk olmayanlar olarak işletildi.

Bu coğrafya da hiçbir zaman zengin-yoksul, işçi-patron, köylü-kentli sınıfları üzerinden emek/sermaye bilinci gelişemedi.

Ne osmanlı devrinde, ne de cumhuriyet döneminde. Tam da bu emek sermaye çelişkisini gizlemek içindi işte bu inanç ve ırk ayrımcılıkları. 

Düşürülen inançlar ve ırklar üzerinden sömürenin kendisini saklaması ve aklaması politikaları nesiller boyunca bilinçsel tahribatlar yarattı. Adiyetler üzerinden yapılan bu ezen-ezilen siyaseti bilinç altlarında çok fazla acı, hırs, kin, öfke biriktirdi. Nesilleri hasta etti. Sağlıklı gerçekçi ve objektif düşünce de böyle böyle engellendi. Dualiteye hapsoldu kişilikler bu eşitsizlikler ve nefretler ile. 

Önce şunu bir yazalım kafamıza.

Dünyada ve ülkemizde siyasetler ekonomiktir. Para ve güç birincildir.

Aidiyetler ve inançlar halkların algısını yönetmek için siyasetin dilidir.

Siyasetin zihni ekonomidir.

En alt kesim her zaman en üst kesimin uşağıdır. Efendi ile kölenin arası iyidir.

Ezilenler daima orta sınıflar olmuştur. 

Ama değişimi de daima orta sınıflar yaratmıştır.

Zincirlerinden başka kaybedecekleri bir şey olmadığı iddia edilen kölelere, evine ekmek götürme imkanı verdin mi sonsuz bir sadakatle çalışır. Küçük burjuva ve eğitimli orta sınıf öyle değildir. Kaypaklığını burada da gösterir.

Bu kaypaklık bilinçli olduğunda Avrupa’da ki gibi rönasans olabilir, o bilinç olmadığında da şu an bizim içine düştüğümüz yozlaşma olur.

Siyaseti sadece siyasetçilere bırakırsanız, denetleyen değil itaat eden olursanız başa gelen siyasetçiler kendilerini mi hedef gösterecekler? Onlar en alt- yoksul tabakadan kendilerini ve sistemi korumak için, 

alt sınıfa en yakın duran orta sınıfı kendisine kalkan yapacaktır. Kendilerine yönelecek tepkilerde cahil halk için her zaman başka düşmanlar bulunur. 

Geçmişin ırk- mezhep düşmanlığı üzerine gelen bu iktidar işte bu sapmanın ekmeğini yedi, nefretlerini kaşıyarak varlığını sürdürdü.

Kürt Türk nefreti, Alevi sunni nefreti, müslüman ve gayri müslim nefreti ile olan yasalar ve eğitim kitapları ile şekillendik.

Üstelik bunları destekleyen küçük burjuva ve eğitimli orta sınıf oluşturduk. İşte o orta sınıf bugün kendisi hedef oldu.

Şimdi okumuş okumamış, ev sahibi-kiracı, genç-yaşlı, dindar-laik, hasta-doktor

esnaf-müşteri, kadın-erkek, öğrenci-üniversite yönetimi, karadenizli-egeli, doğulu-batılı vs vs. En kılcala kadar toplumu olabildiğince parçalayıp atomize ediyorlar. Bilinçaltı kusması yaşıyoruz. 

Bu ülkenin o kaypak orta sınıfının yani eğitimli ve küçük burjuva kesiminin takkeyi önüne koyarak özeleştiri vaktidir.

Kibriniz buraya düşürdü bu memleketi.

Cahile yoksula, köylüye bakışınız, odacıya, kapıcıya, evinize gelen temizlikçi kadına, sokakta ki kadına kıza, işyerinizde ve makamınızda ki cinsiyetci hakimiyetçiliğiniz ile sistemin ötekiciliğini yaşayan ve besleyen olduğunuz. Burada düşünmesi gereken kesim alt burjuva ve eğitimli orta sınıftır. Apartman kapıcısını ezen de, ailesinin imkanları ile okumuş ve sınıf atlamış olandır. Kendisi ile birlikte alt sınıfı da yükseltmeyi denese idi bunlar başımıza gelmezdi. Ama o üstünüm ben kibrine meyletti. Babası köylü, yoksul, işçi, kendisi paşa, mühendis, yazar, şair, iş insanı, öğretmen, gazeteci, doktor, vs kesimlerin kibrinin orta sınıflığı sisteme payanda oldu, bugünlere de böyle böyle geldik. 

Sonuç. Küçük burjuva olan esnaf işçi, ve eğitimli orta sınıfların sistemin koynunda ki rahatlıkları bu iktidarın alt tabakayı besleyen siyaseti ile kaçtı. Alt tabakalar daima en üst tabakaları kutsar, bunu hesap edemeyen eğitimli bir orta sınıf olunca gelsin yozlaşma. 

Unutmayalım ki. Bir köle bilinç daima başka bir köle bilinci hedef alır. Çok nadir efendilerini hedef aldığı tarihsel süreçlere bir bakın. Orada bilinçli bir orta sınıf görürsünüz.

Ya bizim orta sınıf?

Meslekleri ve ırkları kutsayarak ötekileştirici olarak geldi bu yere. 

İşçi elinden başka birşey gelmediği ve kısıtlı yeteneğe sahip olduğu için işçidir, kutsal falan değildir. Zorunluluktan yaptığı bir görev. Köylü doğası gereğidir, kutsal falan değildir

Siz görevi kutsarsanız işçiyi, köylüyü köle yaparsınız. Emeğinin bilincinde olmayan, ırkçı milliyetçi işçileri kutsayarak küçük burjuvaziyi yaşattırdınız ve tabi sistemi de. 

Para ve güç ile edindiğiniz yaşamlara sahip olamayanları aşağılamanın sonucudur yaşananlar. İnsanlar şehirlere yerleşmeye başlayınca kendilerine en yakın olanı, ulaşabildiğini hedef alır. O kutsanan meslekleri ve konumları yani. 

Ezilen ve aşağılanan en alt kesimler,

patronlara, yönetenlere ulaşamadıklarına saygı duyarlar. İktidarlar bunu kullanır dünyanın her yanında böyledir bu. En tepedekilere çarpık bir saygı beslenir. “Hakkıdır tabii, koskoca …’mın sahibi diyerek onarlar. İtibardan tasarruf edemezler, çünkü o itibarda kendisi de vardır. Kutsadığı şeyle var olur köle bilinci. 

Çünkü orada, o makamda, o güçte kendini görüyor, bir nevi Amerikan rüyası “ben de öyle olabilirim” hayalini besliyor. En tepeyi besler, karşısına alamaz, karşısına aldığı kendisinden iyi yaşadığını gördükleri, elinin ulaşabildiği olur. 

Ekonomik durumun hızla resesyona doğru gidişine sebeb olacak olan da yine bu orta sınıf olacaktır. Bilinçlenirse ne ala. 

Hem enflasyon hem de fiyat artışları yaşamsal harcamalarıyla zengini, sosyal işsel olarak yardımlarıyla yoksulu besleyen orta sınıfı hızla yok etti ve ediyor.

Bu durum da zenginlere(üstsınıf) ve yoksullara (altsınıf) kendi kaynaklarını kurutmakta olduklarını yaşatarak öğretiyor.

Yani efendiler ve köleler orta sınıfı yok ettiğinde karşı karşıya gelirler.

Orta sınıf cehaletin de aydınlığın da etkenidir. Marx orta sınıfı bilerek yazmamış zannımca. 😊 Etkisini bilmeyecek değil ya.

Orta sınıflar sömürenler için daima ilk halledilmesi gereken sınıftır. Bilinçli bir orta sınıf ile bilinçsiz bir orta sınıf arasında ki ince çizgide gizlenir devrim. 

Vel hasılı “İnsanlar topluca aldanır, tek tek aydınlanır” tezi çalışıyor şu anda.

Eski kafayla devam edenler yeni bir çağa falan da giremezler.

#nesrince 

Nesrin Arıkan

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: