Dolar 18,8053
Euro 20,4336
Altın 1.164,91
BİST 5.191,83
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla 10°C
Parçalı Bulutlu
Muğla
10°C
Parçalı Bulutlu
Pts 7°C
Sal 7°C
Çar 10°C
Per 8°C
FİLL TEMİZLİK

ÜÇ AYLAR

ÜÇ AYLAR
11 Ocak 2023 20:53
A+
A-

Günler, haftalar, aylar birbirini kovaladı ve geldik tekrar yeni bir üç aylara… Üç aylar demişken yanlış anlaşılmasın içine gireceğimiz kutsal ayları kastetmiyorum.

Malum o günler de yaklaştı ama o konuda değişen heyecan veren yeni farklı pek bir şey yok.Hepimiz biraz silkelenip,ruhsal detoks yapıp,evrene ve çevremize ilahi mesajlar vereceğiz,sonra üç aylar bitecek ve neyse…

Gelelim benim üzerinde duracağım üç aylara. Malum seçimler ve curcunanın yaşanacağı üç aylar.Aslına bakarsanız her seçimde üç ay kala curcuna başlardı ama bu seçimde ülkenin durumu, ittifaklar, seçim sistemi vb birçok etkiden dolayı curcuna biraz daha erken başladı. Gene de son üç aylık döneme girdiğimizde bugüne kadar görmediğimiz yaratıcı siyasi mucizeler beklemiyor değilim.
Özellikle son bir senedir tarihimizde ilk defa bir muhalefet partisi vaatlerinin içeriğini açıklayıp gündem yaratarak iktidarın adım atmasını sağladı. O partinin kurmaylarının deyimiyle daha iktidara gelmeden vaatlerini gerçekleştirmeye başladı.

Yan yana gelme ihtimali bile verilmeyen partiler birbirine vekil vermeye, ortak seçime girmeye, beraber siyasi program yapmaya, ülke geleceği için uyumlu çalışmaya gayret etmeye hatta ötesini gerçekleştirecek bir yola girdiler.
Curcuna öncesi ülkemizin durumunu gözden geçirecek olursak. Sokaktaki her insan gibi bende bir oy veren dolayısıyla iyi, kötü bir partizanım. Aslına bakarsanız eskiden ülkemizde çokta partizan yoktu. Sempatizanlar vardı ama ülke menfaati gereği veya seçime özel tuttukları partileri değiştirebilirlerdi. Fakat iktidar partisinin ayrıştırıcı politikaları insanları maalesef partizan yaptı. Dediğim gibi bende bir partizanım ama partizanlığa karşı olan bir partizan. Fakat birazdan yapacağım genel geçer değerlendirmeler tamamen partizanlığımdan bağımsızdır.
100 yıllık Cumhuriyet tarihimizi özetlersek Atatürk’ün başımızda olduğu ilk 15 senede Avrupa’nın bin bir zorlukla ancak 200 senede gerçekleştirdiği Rönesans ve devamında 100 senelik sanayi devrimini başardık. İkinci dünya savaşını kayıpsız atlattık. 1961’de hala dünya anayasa hukukçularının deyimiyle dünyanın en özgürlükçü anayasasına sahip olduk. Sonra adım adım yok edip 1982 darbe anayasası ile çöpe attık. Sonra bunu yamayarak bir miktar düzeltelim derken 2010’dan itibaren şeriatın ve diktatörlüğün önünü açacak kadar akıl almaz değişiklikler ile o sırada iktidarda olan partinin hatta kişinin bütün ülke kaderini değiştirebilecek şekilde ülkeyi yönetmesine fırsat verecek hale getirdik.
İşte bu koşullar dâhilinde üç aylara giriyoruz. Bir tarafta bu garabeti savunan ve bu sistem yüzünden ülkenin bütün kaynaklarını tüketmiş, üretimini montaja indirmiş, turizm veya yüksek maliyetli para transferleri ile döviz girdisi yapmak dışında projeleri sıfırlanmış mevcut yönetim. Diğer tarafta ise biri neredeyse ülke seçmeninin yarısını temsil eden irili ufaklı diğer muhalif ittifaklar. Muhalif ittifakların hepsinin ortak söylemi ise yeniden demokrasi, güçler ayrılığı ve güçlendirilmiş meclis.
Bu durumda bize düşen üç aylara dair vecibelerimizi yerine getirmek ve haksızlıklara karşı adalet ve demokrasiden yana taraf olmaktır. 100 sene önce Atatürk çok daha vahim koşullarda başardı, hem de en yakınındakilerle bile büyük fikir ayrılıklarına rağmen. Bizim işimiz çok daha kolay.
Son üç ay…
GÖKHAN URAS
11 Ocak 2023

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: