Bodrum Haber
Ramazan Bayramı Kutlama

CHP Göç ve Göçmen Sorunlarını İnceleme Komisyonu Raporunu Açıkladı

0 73

CHP Göç ve Göçmen Sorunlarını İnceleme Komisyonu Raporunu Açıkladı

“Mültecilerin Sorunlarına İnsan Haklarına Uygun Çözümler Üretilmeli”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Göç ve Göçmen Sorunlarını İnceleme Komisyonu, on aylık bir çalışmanın sonucundaTürkiye’de yaşayan mültecilerin sorunlarını ortaya koymak ve bu sorunlara sosyal demokrat bir pencereden insan haklarına uygun çözümler üretmek için Sınırlar Arasında İnsanlık Dramından İnsanlık Sınavına ismini vererek kitaplaştırdığı raporu 20 Haziran Dünya Mülteciler Gününde, CHP Genel Merkezinde yaptığı basın toplantısıyla kamu oyuna duyurdu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbabanın başkanlığında çalışmalarını yürüten komisyon İzmir Milletvekilleri Zeynep Altıok, Mustafa Balbay ve Özcan Purçu, Muğla Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir, İstanbul Milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu ve Selina Doğan, Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek ve Adana Milletvekili Elif Doğan Türkmen’den oluşuyor. Mülteci kampları, geri gönderme merkezleri ve olay anında yaptıkları yüzlerce görüşme ve ziyareti de raporda paylaşan komisyon üyeleri, bu büyük insanlık dramına karşı Türkiye olarak iyi bir sınav verebilmek için çözüm önerilerini de sunduğunu belirtti.

Komisyon yaptığı açıklamada 2. Dünya Savaşı’ndan sonra en büyük göç dalgası yaşandığına dikkat çekerek, Birleşmiş Milletlerin son verilerine göre dünyada mülteci nüfusunun son bir yılda 5 milyon daha artarak 65 milyona ulaştığını belirtti.  Türkiye’nin bu göç rotasının en önemli limanı olduğunu belirten komisyon, 3 milyon insan ile dünyada en çok mülteciye ev sahipliği yapan ülkenin Türkiye olduğunu ifade etti. Komisyon mülteci krizinin bu kadar derinleşmesinin sorumlusunun AKP’nin izlediği yanlış ve öngörüsüz Suriye politikaları olduğunu söyledi.

Yoğun bir emekle raporu hazırladıklarına dikkat çeken komisyon, “Yoğun bir emekle hazırlanan raporumuz milyonlarca mültecinin ülkemizde yaşadığı sorunları insan hakları,  hukuk, ekonomi ve güvenlik pencerelerinden değerlendiren, en sonunda da CHP’nin çözüm önerilerini ortaya koyan bir anlayışla hazırlandı” dedi. Raporun hazırlanırken akademisyenlerin çarpıcı rakamlar sunduğunu söyleyen komisyon, “Yapılan araştırmalar bu tarz göçlerde göç edenlerin %60 ila %70’inin ülkelerine geri dönmediğini ortaya koyuyor. Keza 150-450 bin arası çocuğun Türkiye’de doğduğu tahmin ediliyor. Bu çocukların ilk gözlerini açtığı, ilk anılarının, ilk adımlarının burada olduğu düşünüldüğünde, bu hayatlar artık burada kurulacak. Bu durumu kabullenmek ve buna yönelik politikalar oluşturmanın vakti gelmiş, hatta geçmektedir. Geç kalacağımız her bir gün, toplumsal çatışma risklerini artırmaktadır. Geç kalacağımız her bir gün, suça sürüklenmiş on binlerin yüz binler olmasını yakınlaştır maktadır.Toplum olarak bu durumu görmeli,gerçekçi ve çağdaş bir çözüm yolu bulmalıyız.Bu nedenle raporumuzun omurgasını sosyal demokrat bir vizyonla ele aldığımız entegrasyon politikaları oluşturmaktadır. Biz, çoğulcu, demokratik ve özgür bir toplum için ülkemizdeki sığınmacı ve mültecilerin entegrasyonlarının kilit önemde olduğunu düşünüyoruz.” açıklamasını yaptı.

Sığınmacıların ülkemizde yoğun hak ihlallerine maruz kaldığını da belirten komisyon üyesi Prof. Dr. Nurettin Demir,kampların dahi güvensiz olduğuna dikkat çekerek, çocuklar istismar ediliyor, satılıyor, çocuk işçilik adı altında sömürülüyor dedi. Demir, bu kahredici gerçeklerin halı altına süpürülemeyecek kadar acı verici ve göz ardı edilemeyecek kadar büyük olduğunu söyledi. 

Komisyonun raporda paylaştığı önerilerden bir kısmı şu şekildedir: 

  • Sığınmacı ve mülteciler konusu, dini referanslar ve geçici çözümler ekseninde değil; hak temelli ve kalıcı çözümleri arayan bir anlayışla ele alınmalıdır. Mültecilere yapılan yardımlar bir lütuf gibi sunulmamalıdır. Yardımlar devletin sosyal yardımları kapsamına dâhil edilmeli ve hak temelli olmalıdır.
  • Mültecilerin yaşam koşullarını iyileştirmeye yönelik politikalar geliştirmek yerine insanlık onuru üzerinden pazarlık yapan, mültecileri kullanarak iktidar alanını genişletmeye çalışan ve ülkemizdeki mülteci nüfusunu iç ve dış politikada bir tehdit ve şantaj aracı olarak kullanan AKP iktidarının politikaları kabul edilemez ve değiştirilmelidir.
  • Ülkemizde, ilk aşamada misafir olarak kabul edilen ama daha sonra geçici koruma statüsü verilen Suriyeli mültecilerin büyük bir kısmının ülkemizde kalıcı olduklarını kabul edilmelidir.
  • Türkiye, 1951 Cenevre Sözleşmesine koyduğu coğrafi çekinceyi derhal kaldırmalıdır. Ülkemizde aslında mülteci olarak bulunan ancak bu çekince nedeniyle mülteci sayılmayan insanlara hakları teslim edilmelidir.
  • Mültecilerin toplumsal yaşama katılımlarını makro politikalarla düzenleyecek ve entegrasyonu sağlayacak bir Göç ve Uyum Bakanlığı kurulmalıdır.
  • Ülkelerine geri dönmek isteyen insanlara yardımcı olunmalı, gerekli destekler verilmelidir. Uluslararası anlaşmalarla da hüküm altına alınan “göç etme hakkı” çerçevesinde geri dönmek istemeyen insanlar için Avrupa ile hakkaniyetli bir yük paylaşımıyapılmalıdır.
  • Mülteci krizinin çözümünde en önemli ayaklardan biri de Ortadoğudaki savaşların bir an önce sona erdirilmesidir.Terör örgütleri ile mücadele etkin, kararlı ve hızlı bir şekilde yapılmalıdır.
  • Mülteciler kayıt yaptırmanın avantajları konusunda bilinçlendirilmelidir.
  • Türkiye açık kapı politikası uyguluyor gibi görünse de sınırdaki görevlilerin muamelelerinden kaynaklı sorunlar yaşanmaktadır. Sınırlarda hak ihlalleri ve zaman zaman ölümlü vakalara neden olan uygulamalara son verilmelidir.
  • Mültecilerin toplumsal yaşama katılımları ve kamusal hizmetlere düzenli erişimleri için belediyeler çalışma yapmaya teşvik edilmelidir. Bunun için öncelikle, Belediye Kanunu’nda gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.
  • Geri Gönderme Merkezleri ve sığınmacı kampları, şeffaflık ilkesi doğrultusunda sivil toplum kuruluşlarının ve siyasi parti yetkililerinin ziyaret ve denetimine açık tutulmalı, bu merkezlerin işleyişinde sivil denetim mekanizmaları kurulmalıdır.
  • Ülkemizdeki sığınmacı ve mültecileri hedef alan ve yabancı düşmanlığına yaslanan ırkçı, ayrımcı ve dışlayıcı söylem ve uygulamalara tolerans gösterilmemelidir.
  • Göçün ulusal, bölgesel ve yerel düzeylerdeki kalkınma süreçlerine katkısı topluma anlatılmalıdır.
  • Sığınmacı ve mültecilerle ilgili sosyal yardımlaşma ve dayanışma fonları şeffaf, kolay izlenebilir ve hesap verilebilir olmalıdır.
  • Güvenlik kuvvetleri yabancı düşmanlığı konusunda eğitilmeli, terörizm ve sığınmacı göçünün birbirinden farklı olgular oldukları konusunda bilinçlendirilmelidirler. Bu konuda etkin ve sivil bir denetime tabi olmalıdırlar.

 

 

Ramazan Bayramı Kutlama
Yorumlar
Loading...